İzmir Tabela Sipariş : 0 553 501 83 41

Aliağa Tabela

Aliağa Tabela
izmirde reklamcı

İzmir tabela

İzmir İli Aliağa İlçesinde Tabela, Reklam, Matbaa İşleri Konusunda Hizmet Veren Firmamız; 2006 yılından beri Uygun fiyat, Kaliteli hizmet ve Ayinesi iştir kişinin Lafa Bakılmaz düsturu ile hareket etmektedir. Globalleşen Dünyada Artık sınırların çok ta önemi yoktur. İnternet üzerinden odaklı olarak müşterilerine ulaşan İzmir tabela As Reklam, 7 Gün 24 Saat Hizmet vermeyi sürdürmektedir. Sizlere Telefonunuz kadar yakınız; 0 553 501 83 41 dilerseniz siz çaldırın biz arayalım.

Işıklı Tabela, Işıksız Tabela, Totem ve bunların dışında;

İzmir Aliağa’da aşağıdaki hizmetleri vermektedir.
Aliağa Neon Tabela
Aliağa Krom Kutu Harf
Aliağa Kabartmalı Tabela
Aliağa Işıklı Tabela
Aliağa Işıksız Tabela
Aliağa Baskı, Folyo, Dijital Baskı
Aliağa Alüminyum Kutu Harf
Aliağa One Way Vision
Aliağa Cam Reklam Kaplama
Aliağa Cephe Giydirme
Aliağa Pleksi,
Aliağa Kompozit Tabela
Aliağa Polikarbon Tabela
Aliağa Reklam Bayrakları
Aliağa Yön Tabelaları
Aliağa Totem Tabela
Aliağa Araç Kaplama
Aliağa Eczane Tabela
Aliağa Krom kutu harf Tabela
Aliağa İnşaat Tabela
Aliağa Şantiye Tabela
Aliağa Totem Tabela
Aliağa Kutu harf Tabela
Aliağa Led Tabela
Aliağa Vinil Germe Tabela
Aliağa El ilanı dağıtım
Aliağa Açılış organizasyon
Aliağa Broşür baskı
Aliağa El ilanı baskı
Aliağa kurumsal kartvizit
Aliağa Logo tasarımı
Aliağa Web sitesi yapımı
Aliağa web site tanıtımı
Aliağa seo
Aliağa promosyon malzemeleri

Arkeologların yaptığı kazılar ve arkeolojik bulgulardan Aliağa’nın bulunduğu bölgede ilk yerleşimlerin İ.Ö 3.500’lü yıllarda olduğu anlaşılmaktadır. Tarih içinde Aioller belgeye gelmiştir. Kyme, Myrina, Gryneia, Pitane gibi tarihi kentler Aliağa bölgesindedir. Bizans’ın iç dinamiklerinden kaynaklanan sorunlar, Arap akınları ve doğal afetler bölgenin tarihsel sürecinde önemli değişikliklere neden olmuştur. 1025’de meydana gelen deprem bölgeye büyük zarar vermiştir.

1313 yılından itibaren Saruhan beyliğinin egemenliğine giren Aliağa, bu beyliğe bağlı bir komutan tarafından, Saruhan Sancaklarından Güzelhisar topraklarının içinde yönetilmiştir. O dönemde, köy biçiminde bir yerleşme yerine, çiftlik şeklinde işlenen topraklar söz konusudur. 1530 yılına ait tarihi kayıtlarda Güzelhisar kazasına bağlı çiftliklerden biri Ali Ağa çiftliğidir.

Osmanlı Padişahı III. Murat dönemine ait 1585 tarihli Saruhan Kadılık sicillerinde Aliağa Çiftliği’nden söz edilmektedir. Söz konusu belgede, çiftlikte 23 kişinin ikamet ettiği ve bunlardan sadece birinin toprak vergisi verdiği belirtilmektedir.

Batılı devletler, Osmanlı egemenliğindeki kıyı köylerdeki tahıl, bakliyat, zeytinyağı, deri ve hayvanları toplayarak bunları küçük teknelerle açık denizdeki büyük gemilere götürüyor, ancak bunun için büyük insan gücüne ihtiyaç duyuyordu. Bu sorunu aşmak için Ege adalarında yaşayanlar Aliağa ve çevresine göç ettirilerek yerleştirildi. Tarihi kayıtlarda, 19. yüzyılda Ali Ağa çiftliğinde 62 hanelik bir Osmanlı-Rum köyünün oluştuğu yazılmaktadır.

Charles Mac Farlane’nin yöreye yaptığı gezi: 1828 İlkbaharında, İzmir’den Bergama’ya gelen İngiliz bilgini, bu gezisini, İzmir Voyvodası Hacı Hüseyin Ağanın izniyle gerçekleşmiştir.

“İzmir’den deniz yoluyla Karşıyaka’ya geçildi. Osmanzade İskelesinden haftada bir Bergama’ya giden kervanın kiralık hayvanlarıyla yola çıkıldı. İki saat sonra Menemen’e gelindi. Menemen dağınık evleri ile bir köye benziyordu.

Tepenin üstünde bulunan yel değirmenlerinden birçoğunun harap olduğu görülüyordu. Oysa daha önce buradan geçmiş olan gezginler, Menemen’in bayındır, oldukça şirin bir kasaba olduğunu yazmışlardı. Bunun bu sırada patlak veren Yunan ayaklanmasından ileri geldiği söylenebilir. Menemen’den bir saat sonra, Gediz Çayı üç köşeli bir kayıkla geçildi. İnsan ve hayvanların bir arada geçişleri korkulu olduğu kadar eğlenceliydi. Yolun bozuk ve birçok yerlerinin patikadan ibaret oluşu hayvanların yol almasını güçleştiriyordu. Mene-men’den sekiz saat sonra, Güzelhisar Köyüne varılmıştı. Burada bulunan harap ve pis bir kahvehaneye inildi. Burası kervanın durak yeriydi. Kahvehanede bulunan korkunç kılıklı zeybeklerin hiç de kaba davranmadıkları görülüyordu.

Sabah erkenden buradan ayrılan kervan, iki saat süren tatlı bir vadiyi geçerek deniz kıyısına inmiş, beş saat sonra da Bakırçay ahşap köprüsünden geçilmiştir. Yollarda zamanın yere serdiği birçok antika esere rastlanıyordu. Bunlar bu bölgenin kültür ve uygarlık tarihinde çok görkemli rol oynadığını kanıtlıyordu. Yol boyunca, küçüklü büyüklü birçok İslam mezarlıkları vardı. Bunlar bu yerlerde yaşayan Türklerin nüfus sayısının çokluğunu anlatıyordu. Yollarda ve köylerde birçok leylekler görüldü.

Bunlar Türkler tarafından öldürülmediği ve çevre bataklık olduğundan kolayca barına-biliyordu. Damların çoğunda bekçi bulunuyordu. Bunların daha çok korsanlara karşı görev yaptıkları anlaşılıyordu. Çünkü bundan beş yıl önce adalardan Yunanlılar Çandarlı’yı basmışlardı.”

Tanzimat dönemiyle birlikte Osmanlı’da emlak, arazi, hayvan ve kazanç sayımı ve envanter oluşturulması çalışması başlatıldı. 1844-45’de yapılan sayımlardan biri de 2028 sayılı Aliağa Çiftliğine ait temettü’at defteridir. Deftere göre o yıl Ali Ağa çiftliğinde 62 hane olup; 152 vergi mükellefi bulunmaktaydı. Bunların bir kısmı ortakçıydı. Vergi mükelleflerinin 13’ü Müslüman, 139’u ise Hıristiyan Osmanlı vatandaşıydı. Çiftlik işçileri, çoğunlukla çevre köy, kasaba ve kazalardan geliyor, çiftlik binalarında yatıp kalkıyorlardı.

 

Aliağa tabela olan çok firma olduğunu ve bir çok kişinin bu kalitesi düşük firmaları tercih ettikleri için pişman olduklarını ve tekrardan masraf yapmak zorunda kaldıklarını biliyoruz. Ancak sizlerde İzmirde tabelacı arayışına son verip en iyi tabela İzmir firması ile tanışıp sizlere uygun tabelayı yaptırmak için http://www.karsiyakatabela.com/ ile atağa geçebilirsiniz.

İrtibat Numaramız : 0 553 501 83 41

Mail : info@karsiyakatabela.com

Etiketler:

BU KONUYU SOSYAL MEDYA HESAPLARINDA PAYLAŞ

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış.